Satranç Hava Durumu Videolar Basın Yayın FireFox Ana Sayfa
Günlük Burçlar ve Yorumları

Koç Burcu

Boğa Burcu

İkizler Burcu


Yengeç Burcu


Aslan Burcu

Başak Burcu

Terazi Burcu

Akrep Burcu

Yay Burcu

Oğlak Burcu

Kova Burcu

Balık Burcu
Burçların özellikleri

Koç Burcu

Boğa Burcu

İkizler Burcu


Yengeç Burcu


Aslan Burcu

Başak Burcu

Terazi Burcu

Akrep Burcu

Yay Burcu

Oğlak Burcu

Kova Burcu

Balık Burcu
Astroloji nedir?
Astroloji; kosmos içerisindeki güçlerin (Bu en yakın anlamda Güneş Sistemi´ndeki planetlerdir.) genel seviyede dünya üzerindeki enerjilerin şekillenmesi (makro kozmos), insanın ve insan topluluklarının (mikro kozmos) üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını yorumlayan bir düşünce sistemidir. Astroloji´nin matematiksel bir temele sahip olduğunu, Astronomi ile olan paralel çalışmalarında da görebiliriz. Yıldız hareketleri, yıldız konumları ve birbirleriyle olan ilişkilerini Astronomik gözlemlerlerin sonucu olan "Ephemeris"lerde "Gökgünlüğü" buluruz. Bu ise Astroloji´nin gerçek anlamda pozitif temellere dayandığını gösterir. Ayrıca Astroloji, yıldızların hareketlerini matematiksel olarak hesaplarken, etkin enerjileri oluşturabildiğini de kabul eder. Astroloji´ sonuç olarak oluşmuş bir kavramdır ve yorumsaldır; ya da bir kültür ve de sanattır. Astroloji´de sık karşılaşılan bir sözcük de Zodyak´dır; Türkçe karşılığı ise Burçlar Kuşağı´dır. Gerçek kelime anlamında Zodyak, Hayvanlar Dairesi anlamına gelir. Burçlar Kuşağı galaksimizde (Samanyolu) çeşitli isimlerle adlandırılmış takımyıldızlar diziliminden oluşan bir kümedir. Bu küme Galaksimizin orta çizgisine (Ekvator düzeyinde) +8° ve -8° lik bir kesişme ile bir yörünge (Ekliptik) üzerinde sıralanmıştır.

Astrolojinin tanımı
"ASTROLOJİ GERÇEKTEN CİDDİ VE BİLİMSEL BİR İŞTİR, NE BİR HOBİDİR, NE DE FALCILIK, AMA FALCILARIN ASTROLOJİ´Yİ KULLANMASINI NASIL ENGELLEYECEĞİZ?"

Son yılların en önemli tutkularından birisi veya kitlesel histeri örneği nedir, diye bir soru sorarsanız, yüz cevabın yarısından fazlası Astroloji olacaktır. Neden bu tutku? İnsanlar niçin Astroloji´ye bu kadar ilgi gösteriyorlar? Bu tutkunun temelinde, sadece geleceği öğrenme iç güdüsü mü var yoksa yaşadığımız dönemin ezici koşulları mı bizleri çizgi dışı inançlara itiyor? En önemlisi de, acaba Astroloji gerçekten fal olarak tanımlanmalı mı?

Evrene yolculuk
" Kısacası Astroloji, yararlı bir uyarı sistemidir, bir fanatik olmamanız kaydıyla yaşamınızı kolaylaştırabilir çünkü tolere bir düşünce sistemine geçişi sağlar.. " 1992´den bu yana ortaya çıkan astrolog ve medyum bozmaları hem konuyu, hem de gerçek uzmanları zor duruma düşürdüler. Bu arada, işin en garip yanı dinsel kesimden de astrologların ortaya çıkmasıdır, geçmiş yıllarda her konuda söz söylemeye meraklı, ruhsal olayları ve uzaylıları ille de cinlerdir diye tanımlamaya çalışanlar bu kez astroloji´yi de gündemine aldılar. Bunların Modern Astroloji ile bütünleştirmeye kalkışılması yanlış ötesinde bir felakettir. Antik Yunan Astrolojisi´nin bugün artık yetersiz kalmasına veya Hindu Astroloji´sinin çağdaş uyumsuzluğuna benzetilebilir. Örneğin Arabi´nin, İbrahim Hakkı´nın veya Nesefi´nin Yıldızname bilgileri artık yetersizdir, ya da özgün deyimle batıldır. En azından 7 gezegenli bir Güneş Sistemi ile sınırlı kalmıştır yanısıra da bu tür astrolojide sadece burçların etkili oldukları sanılır. Oysa, çağdaş Astroloji´de burçların ötesinde etkin öğeler vardır. Ama en önemlisi, modern astroloji´nin son elli yılda oluşturduğu psikolojik ve istatistik bilgi birikiminin antik yani Arabi ve Hindu Astroloji´de bulunmamasıdır. Yeni Çağ Astroloji´sinde artık Yıldıznameler yer almazlar ve hiçbir işe de yaramazlar. Kaldı ki, bugün batıda da Ptoleme´nin, Hipokrat´ın, Manilus´un ve hatta Kopernik´in astroloji çalışmaları dahi sadece uzmanlık araştırmaları için saklanmaktadır. Günümüz astroloğu için referans değildirler.

Astroloji yurdumuzda kişiliğini yeni yeni bulmakta ve kurumsallaşma yolunda ilerlemekteydi, baskılar sürse dahi dernekler, kurslar dikkat çekmekdir. Astrolog sorumlu ve kendinden emin bir uzmandır ama herşeyden öte Astroloji bilinci ancak bilimsel mantığın ve metafizik deneyim ve de arayışların sonucunda oluşur. Aklı başında bir astroloji uzmanı asla "..ben medyumum, ben şifacıyım, ben şuyum, buyum.." diye ortaya çıkmaz. Çünkü hiçbir insan bunların tümü olamaz. İşte günümüzdeki tablo budur. Peki neden bu kadar insan astrolojiye inanıyor? Ve acaba Astroloji gerçekten bir işe yarıyor mu? Ve de Astroloji aracılığı ile gerçekten gelecek bilinebilir mi? İnsanlar Astroloji´ye yüzlerce yıldan beri inanıyorlar demiştim ve sanıldığı gibi de gerçekten de Astroloji son zamanlarda moda olmadı. Araştırmalarda insanların Astroloji´ye iki şekilde inandıkları ortaya çıkıyor, ilkinde deneyerek ve sonuçları kontrol ederek veya güdüsel olarak inanarak veya geleneksel ve yöresel etkiler altında kalarak. Astroloji´nin zaman zaman çok başarılı olması elbette ki raslantı kurallarıyla açıklanabilir ama zaten Astrolojinin temel yasaları içinde raslantıların şuursuz olmadığı, aksine belli bir sayısal düzene ve periyoda dayandığı mantığı vardır. Öyleyse Astroloji çalışmasında, Güneş Sistemi´ndeki gezegenlerin hareketleriyle, insanın dünya yaşamındaki olayların zamanlamaları arasında bir ilişkinin varolduğu temel unsur olarak kullanılır. Örneğin 40 yaşındaysınız, son on yıl içinde hastalık, mali sıkıntı, aşk ve duygu sorunları gibi negatif olayları (pozitif de olabilir) 15 defa yaşadınız ve gerçek bir astroloğa bu olayların zamanlarını doğru verdiyseniz bunlardan çok şey çıkarılabilir. İşte bu bilgilerden yola çıkılarak, gelecekteki benzeri olayların hangi zamanlarda ortaya çıkabileceği tahmin edilebilir. Bu bir mucize değildir istatistik tahmin metodları endüstri alanında da kullanılmaktadır.

Astroloji´den etkilenen bir diğer tip insanı işte bu noktada görürüz, yani mistik tipleri, ortada hazır olan bir inanç vardır ve bu inancın temelinde öncelikle geleceği öğrenme ihtiyacı yer alır. Bu bir haktır ve zaten bazı politika ve medya ustalarının başarıları da uzman oldukları konu ile ilgili tahminlerinin doğru çıkmasıyla ölçülür. Ve geleceği öğrenme isteğine kimse müdahale edemez. Astroloji, Parapsikoloji, Büyü, Ufoloji gibi konuları istismar ederek farklı olmak, bu konulara karşı çıkanların da kullandıkları bir yöntemdir. Örneğin Astroloji ile ilgili olarak medya suçlanır, oysa medyanın başka eleştirilecek yönleri de vardır veya Astroloji´nin öncelikli olarak medyanın çıkar sağlaması amacıyla yaygınlaştırıldığı söylenir, oysa bunları yazanların biraz kafalarını toplayıp, dünyada hemen herşeyin ticari amaçlar üzerine kurulmuş olduğunu da anımsamaları gerekir; Buna bilimin her dalı, tıp, uzay, kimya, sanat ve politika ve hatta manevi inançlar dahi dahildir; Örnekleri de ortadadır, üstelik bugün değil, her yüzyılda bu böyleydi. Gazete türü burç tahminleri bir tür sosyal-terapidir, okuyucunun genelde negatif olan haber anatomisi içinde pozitif kullanılmaları kaydıyla rahatlamasını sağlarlar, zaten bu bir haktır. Sonuçta bir istismar konusu gündeme getirilecekse, önce ciddi araştırmalar yapılmalı, sonra da oturup saygı kurallarına uygun olarak tartışma ortamları açılmalıdır. Astroloji´nin yararlı olup olmadığı ancak, denemekle mümkün olabilir, talep edersiniz veya bir raslantı sonucu yaşarsınız, düşünceniz değişebilir. Kısacası Astroloji, yararlı bir uyarı sistemidir, bir fanatik olmamanız kaydıyla yaşamınızı kolaylaştırabilir. Bu batıda böyledir çünkü tolere bir düşünce sistemine geçişi sağlar, bazen de terapik bir hobi veya eğlencedir, Uzakdoğu´da saygındır çünkü bir gelenektir. Bizde ise duruma bakılırsa, Astroloji ortadan kalkmalıdır veya gerçek astrologların çalışma odalarından dışarıya çıkmamalıdır. Ta ki toplum, bir gün astroloji ile falcılık arasında dağların bulunduğunu anlayana kadar..

Londra´nın en önemli Astroloji kuruluşlarından biri olan Equinox´un başkanı Psikolog-Astrolog Robert Currey, buluştuğumuz gün Astroloji´nin Türkiye´de dinsel ve medyasal etkiden kurtulup, kurtulamadığını soruyordu. Ona üzülerek, maalesef, dedim. O zaman Currey, başını sallayarak "Öyleyse, daha önünüzde uzun bir dönem var, acele etmeyin, Astroloji kendi yolunu kendisi bulan kozmik bir akımdır..." dedi. Ve şimdi bekliyoruz. Sabırla, belki de bir kuşak sonrasına kadar.. Bakın ünlü düşünür Guitton ne diyor: ... evreni gizli şifre ile verilmiş bir mesaj, tam da çözmeye başladığımız bir hiyeroglif gibi düşünebiliriz. Peki ama bu mesaj neyi içeriyor?.. önce madde sonra enerji, en sonunda da bilgi, ötede başka birşey varmı? Evrenin bir gizli mesaj olduğunu düşüncesini kabul edersek, bu mesajı kim yazmıştır? Bu kozmik şifrenin gizi bize yazarı tarafından zorla benimsetildiyse, şifreyi çözme girişimlerimiz, içinde bu yazarın kendisi hakkındaki bilgiyi yinelediği bir tür örgü, bir tür gitgide kendini daha net gösteren ayna oluşturmuyor mu?.." Astroloji belki de MESAJ´ın anahtarıdır. Sufi Okulu bize; "O, bilinmek istedi ve kendinden varetti.." diyor. Gerek Guitton, gerekse de Sufizm aynı kavşakta buluşmuşlar, bugün bunun keyfini yaşıyoruz. Ama neden söz ettiğimizi kitle olarak hala anlamıyor ve bilmiyoruz..

Bilim ve astroloji
Popüler gazete astrolojisine saygı duymayabiliriz. Aşırı telaşlı, herşeye yetişme çabasında olan öngörüler vardır karşımızda. Balık burcunda doğan birisinin o günü iyi olacak ve yeni planlar yapacaktır, gazetedeki burcunuzda böyle bir ifade ile karşılaşabilirsiniz ama bunu Astroloji ile yapmak şart değildir, herkesin böyle şeyler söylemesi mümkündür. Bazı astrologların belki de haklı olarak bu tür sözcüklerden nefret ettikleri görülür, haklılıklarının nedeni ise eleştirilerden ve küçümsemelerden korkmalarıdır.

Bilimsel astroloji
Hemen hatırlanması gereken bir diğer önemli yön, bitişik/komşu burçların simgesel karışımlarıdır. Örneğin Sadık Terazi´de, biraz Başak´ın vicdanı, Başak´da Aslan´ın heyecanı, draması, İkizler´in canlılığında, Yengeç´in duyarlılığı belli oranlarda etkindirler. Bu bir bozulmadır; örneğin Teraziler´de sık sık görülür, Merküryen Başaklar ve Venüsyen Başaklar bu karışımdan ortaya çıkarlar. Bir İkizler veya Güneş Aslanı, Yengeç´in iç gezegenlerinden sık etkilenirler. Bu çapraz karışımlar, genelleşmiş saf astrolojik tiplemelerin dışını gösterirler böylece astrolojinin genel olduğu iddiası bu noktada çürütülür. Psikiyatrlar için en iyi yol, iyi birer astrolog veya astroloji hocaları bulmak olabilir, bu yol sayısız kitabı kendi kendine okumaktan çok daha iyidir. Astrolojik horoskopların (yıldız haritalarının) karşılaştırılmaları, bilimsel tezlere büyük destek olabilir, sonuçlar yararlı olacaktır. Burada bilim, falcı-astrologlar popülizminden ve astrolojinin hatalı ve de eksik antik geçmişinden etkilenmemelidir, kurtulması gereken en önemli kompleks veya aşırı duyarlılık budur; Astroloji yine de kehanetlerde bulunabilir, bunun bir zararı yoktur; sinema saygın bir sanattır ama ninja ve seks filmlerinin varlığı sinemanın saygınlığını bozmamaktadır.

Gerçek astroloji
Vicdanlı Başak, gururlu Boğa´dan ve agresif Oğlak´dan destek ve güç alacaktır. Bu astrolojik kombinasyonlar yani açısal oluşumlar daha dengeli ve kalıcı bir konum oluşturacaktır; yanısıra da görünür karakteristiklerin ve kişilik bozuklarının benzerlikleri de azalacaktır. Eğer Satürn, Kova Burcu´ndaysa, o dönem için sabit burçların durumu daha zorlaşacaktır. Yani "Dramatik/Aslan´ın isterikliği- Uyanık(Akrep´in paranoyası- Gururlu/Boğa´nın pasif, agresifliği ve özel nitelikli/Kova´nın şizoid davranışları" çok daha fazla ortaya çıkacak ve dönemsel olarak kalıcı olacaktır. Bir diğer durumda ise, vicdanlı Başak yukardaki konuma girmişse özel yaşamında dramatik davranışlar sergilemeye başlayacaktır. Kısacası astroloji bu yorumları yapabilecek düzeydedir ve söz sahibidir. Ama daha ötede, psikologlar rapordaki DSM tiplemelerini kullanarak kişilikleri çiftleştirme konusunda önemli bir kaynak sağlamış olabilirler; o kullanım noktasında bazı karakteristik zıt kutuplar daha iyi tanımlanabilir; o zaman da davranış bozukluklarının azaltılması için önemli bir yardım elde edilmiş olacaktır. Aynı yaklaşım astroloji de zaten vardır; örneğin aşağıdaki zıt kutupların oluşturduğu açığa çıkan bozukluklar, rapordaki tanımlar kullanılarak astrolojik mantıkla ve açısal konumlar geçerli olmak kaydıyla çok yararlı olmaktadırlar;